Bodrum
 

Doğu ve batı limanlarının birleşmesinden oluşan yarımada üzerinde ki muhteşem Bodrum Kalesi,
iki limanın kıyılarına nazar boncuğu misali sıralanmış kar beyaz kutu evleri, daracık sokak ve caddeleri, gümbetleri,
guletleri, mavi yolculuğu, tarihin babası Heredot’u, Dünya’nın yedi harikasından
Mausolleum’u, plajları ve sınırsız özgürlüğü, başkalığı-bambaşkalığı...

Bodrum sürprizlerle dolu bir davetkar, rengarenk bir kalabalıktır, bazen ise yalnız bir çılgındır;
kah alçakgönüllü bir ukala kah hafifmeşrep bir bilgedir, özgürlüktür, aşktır;
Bodrum denizdir, güneştir ve her şeyden öte tarihtir…
Kısacası Bodrum herkestir ve her şeydir. Çünkü burada herkesin kendi Bodrum’u vardır.
Kimi mütevazı, sakin ve huzurlu yaşar,
kimi deli-çılgın yaşar. Bodrum her rengi taşıyan ve içselleştiren bir “beyaz”dır…
Yağmur başka yağar burada, güneş başka doğar, bambaşka batar. Derya farklı kokar, rüzgar başka eser.
Tabiat ananın en yaramaz, en dingin, en mağrur, en dürüst, en güzel ve en dobra çocuğudur Bodrum.
En mahrem kuytu köşelerini tüm çıplaklığıyla teşhir eder onu yürekten sevene. Su gibi duru, ateş gibi sıcak ve fettan.
Her daim konuşulacak kadar iddialı…